Fenerbahçe Spor Kulübü'nün faaliyet gösterdiği spor dalları
Fenerbahçe kuruluşundan itibaren fikir ve sahne faaliyetleri hariçte bırakılırsa 42 spor dalıyla meşgul oldu. Futbol, basketbol, voleybol, atletizm, boks, masatenisi, yüzme, senkronize yüzme (subalesi) kürek ve yelken 2011-12 sezonu itibarıyla sarı-lacivertli kulübün mücadele ettiği
olimpik sporlardır.
Geçmişte ise Fenerbahçe; keza yaz olimpiyatları sporları arasında yeralan atıcılık, bisiklet, çim hokeyi, eskrim, güreş, halter, hentbol, jimnastik, judo, kano, kule ve tramplen atlama, okçuluk, sutopu, tenis, triatlon ve voleybolda, geçmişte olimpiyat programlarında yeralan beyzbol, kriket ve ragbide, olimpiyatlarda gösteri sporu olarak yer verilen motor sporları, patenli hokey ve su kayağında, olimpiyatlarda yer verilmese de Uluslararası Olimpiyat Komitesi tarafından spor olarak tanınan bilardo, briç, dağcılık, patinaj ile wushu'da ve Türkiye'de federasyonlara bağlı olan avcılık, izcilik ve kampçılık, muay-thai, trekking ve tae-bo sporlarında faaliyet gösterdi.
Fenerbahçe Spor Kulübü'nün en önemli branşı futboldur. Fenerbahçe, futbolda 18 kez Türkiye Ligi şampiyonluğuna ulaşırken, 5 kez de Türkiye Kupası'nı kazanmıştır. 1959'dan önceki Türkiye Şampiyonalarında 3, Milli Küme'de ise 6 kez şampiyon olmuş, 16 kez de İstanbul şampiyonluğuna ulaşmıştır.
2007-2008 sezonunda Şampiyonlar Ligi'nde Çeyrek Final oynayarak büyük bir başarıya imza atmıştır. 1967-68 sezonunda ise Balkan Kupası'nda şampiyon olmuştur.Balkan KupasıFenerbahçe'nin ve Türkiye'nin Avrupada'ki ilk kupası olmuştur.
Fenerbahçe PAF Takımı
Ana madde : Fenerbahçe PAF
Fenerbahçe PAF Takımı, diğer kulüplerin PAF takımlarının bulunduğu PAF Ligi'nde oynamaktadır. PAF takımın antrenörlüğünü Mehmet Hacıoğlu yapmaktadır. İç saha maçlarını Dereağzı Tesisleri'nde oynamaktadır.
Basketbol
Ana maddeler: Fenerbahçe Ülker, Kadın Takımı
Fenerbahçe'nin ikinci büyük branşı basketboldur. Fenerbahçe ve Ülkerspor 2006 yılında yaptıkları geniş kapsamlı sponsorluk anlaşması ile takımlarını birleştirmişler ve Fenerbahçe Ülker adını almışlardır. Kadın takımına da Aras Kargo sponsor olmuştur.
Fenerbahçe Ülker ligde 5 şampiyonluğa ulaşırken 3 defa da Türkiye Kupası'nı kazanmıştır. Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı ise 4 kez kazanma başarısı göstermiştir. Ligler başlamadan ise 7 kez İstanbul, 3 kez de Türkiye şampiyonu olmuştur. Fenerbahçe Ülker 1984-85 yılında ilk kez Koraç Kupası'nda çeyrek final grubuna kalmış, 1995-96 ve 2000-01 yıllarında çeyrek final oynamıştır. 1994-95 yılında ise Avrupa Kupa Galipleri Kupası'nda ilk 6 takım arasına girmiştir. FIBA Europe Kupası'nda 2003-04 sezonunda Güney Konferansı Dörtlü Final'ine kalan sarı-lacivertliler 2005 yılında bu turnuvanın Dörtlü Final'ine ulaştılar. 2007-08 sezonunda ise Euroleague'de çeyrek finale yükselmişlerdir.
Fenerbahçe Kadın Basketbol Takımı Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi'nde 10 kez şampiyonluğa ulaşırken 9 defa da Türkiye Kupası'nı kazanmıştır.Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı ise 8 kez kazanma başarısı göstermiştir. Türkiye Ligleri başlamadan ise 5 kez İstanbul, 3 kez de Türkiye şampiyonluğuna ulaşmıştır. 2004 ve 2005 yıllarında FIBA Bayanlar Euro Cup'ta Dörtlü Final'e ulaşıp, 2005 yılında final oynamış ve Avrupa 2.'si olmuştur. Takım 2006 yılından itibaren her sene Avrupa‘da Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final oynamış; 2011-12 sezonunda ilk kez tatbik edilen Sekizli Final'e kalmayı başarmış ve Avrupa dördüncüsü olmuştur.
Fenerbahçe'nin üçüncü büyük branşı voleyboldur. 1926 yılında kurulan Fenerbahçe Erkek Voleybol Takımı 1927-1969 yılları arasında 9 kez İstanbul şampiyonluğuna ulaşmıştır. 1985-86 sezonundan itibaren Türkiye 1. Ligi'nde mücadele eden sarı lacivertli takım, 2003-2004 sezonundan itibaren 4 Türkiye Ligi şampiyonluğu, 3 Türkiye Ligi ikinciliği, 2 Türkiye Kupası şampiyonluğu, 1 Kupa finali, 2 Süper Kupa şampiyonluğu ve 2009 yılında Balkan Şampiyonluğu yaşamış; 2008-09 sezonunda Şampiyonlar Ligi'nde ilk 16'ya kalarak bu turnuvada gruplardan çıkan ilk Türk takımı olmuştur. 2011-12 sezonun başında Grundig ile sponsorluk anlaşması imzalanmıştır.
1954 yılında kurulan Fenerbahçe Kadın Voleybol Takımı ise, Türkiye Ligi kurulmadan önce Eczacıbaşı ve Galatasaray ile büyük bir rekabet yaşadı ve 1956-1973 arasında 10 kez İstanbul, 8 kez de Türkiye şampiyonu olmayı başardı. 1972-73 sezonunda Şampiyon Kulüpler Kupası'nda Yunanistan'ın Panathinaikos takımını eleyerek Avrupa kupalarında tur atlayan ve çeyrek final oynayan ilk Türk takımı oldu.
1994-96 arasındaki kısa dönem haricinde 2004-05 sezonundan beri Türkiye 1. Ligi'nde mücadele eden Fenerbahçe Kadın Voleybol Takımı'na 2007 yılında Acıbadem Sağlık Grubu, 2011 yılındaysa Universal Hastaneleri sponsor olmuştur. Fenerbahçe Kadın Voleybol Takımı Türkiye Ligi'nde 3 kez şampiyon, 2 kez de ikinci olmuş, 1 kez Türkiye Kupası'nı, 2 kez de Süper Kupa'yı müzesine götürmüştür. Son yıllarda uluslararası alanda da büyük başarılara imza atan Kadın Voleybol takımı 2008-09 sezonunda CEV Kupası'nda üçüncü olmuş, 2009-10 sezonunda Avrupa Bayanlar Voleybol Şampiyonlar Ligi'nde ikinciliğe ulaşarak takım sporlarında Şampiyonlar Ligi'nde final oynayan ilk Türk takımı olmuştur. Bu başarısıyla 2010-11 sezonunda Katar'da düzenlenen Dünya Kulüpler Şampiyonası'na davet edilen Fenerbahçe tüm maçlarını 3-0 kazanarak "Dünya Şampiyonluğu"na ulaşmıştır. Aynı sezon Şampiyonlar Ligi Dörtlü Finali İstanbul'da Fenerbahçe'nin evsahipliğinde düzenlenmiş, Fenerbahçe Kadın Voleybol Takımı Avrupa üçüncüsü olmuştur. Takım 2011-12 sezonunda 2 yıldır elinden kaçırdığı "Avrupa Şampiyonu" unvanına Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen "Dörtlü Final"de ulaşmıştır.[26]. 'Sarı Melekler' 2012-13 sezonunda ise "Avrupa Şampiyonu" unvanıyla davet edildikleri Dünya Kulüpler Şampiyonası'nda bu defa üçüncülüğe ulaştı.
Kuruluşundan bu yana faaliyet gösterilen sporlardan boks, futbolla birlikte işgal yıllarında yabancılara ve azınlık mensubu boksörlere karşı kazandığı başarılarla dikkat çeken şube olmuştur. Boks takımı Türkiye Kulüplerarası Boks Şampiyonası'nda kazandığı 14 şampiyonlukla en çok Türkiye birincisi olmuş takımdır. 1997'den beri faal olan kadın takımı da 2007 yılından beri üstünlüğünü sürdürmektedir. 1996 Yaz Olimpiyatlarında gümüş madalya kazanan Malik Beyleroğlu, 2004 Yaz Olimpiyatlarında yine gümüş madalya kazanan Atagün Yalçınkaya, 2008 Yaz Olimpiyatlarındabronz madalya kazanan Yakup Kılıç, Dünya Şampiyonları Mustafa Genç ve Gülsüm Tatar, Avrupa Şampiyonları Nurhan Süleymanoğlu, Ramazan Palyani, Agasi Ağagüloğlu, Gülsüm Tatar veSümeyra Kaya Fenerbahçe Boks Takımı'nda forma giymiş Türk boksörlerdir. Fenerbahçe'de boks şubesi faaliyetleri çerçevesinde 2000-2004 yılları arasında Tae Bo[27], 1998'den beri Kick Boks veMuay Thai ve 2006'dan beri Wushu da yer alırken[28], Kıymet Karpuzoğlu'nun 2005 yılında kick boks dalında, Hüseyin Dündar'ın ise 2007 yılında wushu dalındaki Dünya Şampiyonlukları en kayda değer başarılar olmuştur.
Atletizm
Ana madde: Fenerbahçe Atletizm Şubesi Fenerbahçe, kuruluşundan beri kesintisiz faaliyet gösterdiği branşlardan olan atletizmde en çok şampiyonluk kazanan kulüp olduğu gibi, Türkiye'nin uluslararası alanda kazandığı kayda değer başarıların büyük çoğunlu sarı-lacivertli atletler tarafından kazanılmıştır. 2012 yılı itibarı ile Fenerbahçe Atletizm takımının 8 Avrupa Şampiyonluğu vardır. Fenerbahçe erkek takımı Türkiye Kulüplerarası Atletizm Şampiyonası'nda erkeklerde 11 kadınlarda, 9 kez Türkiye şampiyonu olurken, Türkiye Atletizm Süper Ligi'nde erkeklerde 20, kadınlarda ise 6 kez Türkiye şampiyonluğuna ulaştı. Kros takımı ise 16 kez Türkiye Kros Şampiyonası, 2 kez de Türkiye Kros Ligi'nde Türkiye şampiyonu olurken, kadın takımı da 3 kez bu başarıya ulaştı.
Genç erkek kros takımı 2009, 2010 ve 2011 yıllarında 3 kez, genç erkek pist takımı 2010 yılında 1 kez ve gen bayan pist takımı 2012 yılında 1 kez Avrupa Kulüpler Şampiyonu olurken, A takımları düzeyinde Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası erkeklerde 1993, 1995, 2006 ve 2009 yıllarında, kadınlarda 1998 yılında Türk atletizminin A grubuna yükselmesini sağladı[29]. Genç Bayan Atletizm takımı 2010 dan sonra 2012 yılında da Avrupa Şampiyonu olmuştur.Türkiye'nin atletizmde olimpiyatlarda kazandığı toplam altı madalyanın üçünü Fenerbahçeli atletler Ruhi Sarıalp (1948-bronz),Eşref Apak (2004-bronz) ve Gamze Bulut (2012-gümüş) elde ederken, Nevin Yanıt (2010 ve 2012) Avrupa şampiyonu, Ruhi Sarıalp (1950) ve Halil Akkaş (2011) Avrupa üçüncüsü oldular. Karin Melis Mey 2009'da Dünya üçüncüsü olurken [30], Ekrem Koçak, Osman Coşgül, Mustafa Batman ve Muharrem Dalkılıç Ordulararası Dünya şampiyonlukları kazandılar.
Kulübün kuruluşundan çok kısa bir süre sonra 1910 yılında faaliyete geçen ve kulüplererası ilk şampiyonluk kupasını 1917 yılında adına düzenlenen yarışların sonunda V. Mehmet Reşad'dan alan[31] kürek şubesinin kayıkhanesi Milli Mücadele yıllarında İstanbul işgal altındayken Kurbağalıdere kenarındaki kulüp binasının önünde yeralan iskeleye yanaşan motorlarla Anadolu’ya silah kaçıran Fenerbahçeliler için bir silah ve cephane deposu haline getirilmiştir[32]. Cumhuriyet döneminde Galatasaray ile ezeli rekabeti bu sporda da kıyasıya yaşatan Fenerbahçe, 2011 yılına kadarTürkiye Kürek Şampiyonası'nda 34 kez şampiyon olarak bu spordaki liderliğini sürdürmektedir [33]. 35 kez İstanbul, 26 kez İstanbul Kupası ve 27 kez Türkiye Kupası şampiyonu olan Fenerbahçe bu branşta uluslararası alanda da önemli başarılar kazanmıştır. 1955 Akdeniz Oyunları'nda tek çiftede gümüş madalya alarak Türkiye'nin uluslararası alandaki ilk resmi başarısını elde eden Tonguç Türsan'dan bu yana Fenerbahçe milli takıma en çok sporcu veren kulüp konumundadır. Branş bünyesinde 1999-2000 yıllarında faaliyet gösteren kano takımı, ilgi görmemesi nedeniyle bir süre sonra tarihe karışmıştır.
1910'larda faaliyete geçen şube, Türkiye'deki ilk resmi müsabaka olan ve 24 Temmuz 1917′de Donanma Cemiyeti’nin Padişah Sultan Reşat himayesinde düzenlenen Heybeliada yarışlarında birinci oldu. Şube, 1936'da Behzat Baydar ve Harun Ülman ile Star (sailboat) sınıfında 1936 Berlin Olimpiyatları'nda ilk kez Türkiye'yi temsil etti. 1952'de Deniz Bankası'nın kulüplere modern tekneler sağlamasıyla canlanan yelken şubesi 1950'lerden beri düzenlenen Türkiye Şampiyonalarında 2012 yılına dek aldığı 150 birincilik, 115 ikincilik ve 68 üçüncülük ile İstanbul Yelken Kulübü veKarşıyaka ile birlikte en seçkin yeri tuttu.
Fenerbahçeli sporculardan Tuğçe Subaşı 2002'de Laser 4.7 sınıfında Dünya, 1993'te Arda Baykal Optimist sınıfında Akdeniz Oyunları, 1993'te Haluk Babacan Finn, 1995'te Akif Muslubaş yine Finn, 2002'de Utku Ören Laser Radial, 2006'da Yonca Yıldıral ve İrem Özdemir 470, 2009 ve 2010 yıllarında Zeynep Yentür Optimist, 2010 yılında Çağla Demirtaş Laser Radial ve yine 2010 yılındaAlican Kaynar Finn sınıfında Balkan şampiyonlukları kazandılar. Bu şampiyonluklara ilaveten Aydın Yurdum 1997'de Laser Masterlar dalında Dünya ikincisi, Azat Baykal, Levent Özgen ve Erdil Uzaltan 1997'de Dragon dalında Avrupa dördüncüsü, Azat Baykal, Arda Baykal ve Erdil Uzaltan'ın 2004'te yine Dragon dalında bu defa Dünya dördüncüsü, 2006'da Yonca Yıldıral ve Özde Özdemir470 Dünya Gençler üçüncüsü, 2009’da Zeynep Yentür Optimist Avrupa ikincisi ve 2012'de Çağla Dönertaş Laser Radial Avrupa üçüncüsü oldu.
1930 yılında düzenlenen ilk İstanbul Şampiyonası'nda İstanbulspor'u yenerek şampiyon olan Fenerbahçe bu spordaki faaliyetlerini 2011 yılına kadar kesintisiz sürdürmüştür. Türkiye Masatenisi Şampiyonası'nda erkeklerde 16, kadınlarda 10; Türkiye Masatenisi Süper Ligi'nde erkeklerde 3, kadınlarda 8 Türkiye şampiyonluğu alan Fenerbahçe bu sporda en seçkin yeri tuttu. 2007-08 sezonunda erkek takımı Avrupa ETTU Kupası'nda final oynadı [34]. Kadın takımı ise 2011-12 sezonunda yine ETTU Kupası'nda Avrupa şampiyonluğuna ulaştı. Fenerbahçeli sporcu Gürhan Yaldız'ın 1982 yılında İzmir'de düzenlenen 19. Balkan Masatenisi Şampiyonası'nda aldığı gümüş madalya bu branşta bir Türk sporcunun uluslararası yarışmada aldığı ilk madalya olurken[35], Melek Hu'nun 2009 yılında Akdeniz Oyunları'ndan aldığı altın ve 2010 yılında Çek Cumhuriyeti'nde yapılan Avrupa Masatenisi Şampiyonası'nda aldığı bronz madalyalar da Türkiye masatenisi tarihinde birer ilki teşkil etti [36]. Melek Hu, 2012 Yaz Olimpiyatları'nda da Türkiye'yi temsil etti.
1910'lardan 1960'lara kadar dönem dönem başarılar gösteren yüzme şubesi 1964 yılında tarihe karışmıştır. Kısa süreli faaliyetlerden sonra 1997 yılında kalıcı olarak kurulan Fenerbahçe Yüzme Şubesi Galatasaray ve İstanbul Yüzme İhtisas Kulübü'nün üstünlüklerine son vererek Türkiye Kulüplerarası Yüzme Şampiyonası'nda erkeklerde 21, kadınlarda ise 25 kez Türkiye şampiyonluğuna ulaşmış ve her iki kategoride de en çok Türkiye birinciliği kazanan kulüp olmuştur. Fenerbahçe, 1998 yılından beri başta 2000, 2004 ve 2008 Yaz Olimpiyatları olmak üzere üst düzey uluslararası yarışlarda milli takıma en çok sporcu veren kulüp olmuştur [37].
Öte yandan, 2008 yılında yüzme şubesi bünyesinde kurulan senkronize yüzme (su balesi) takımı da bu sporda öncü rol oynamaya başlamış ve Türkiye Şampiyonalarında 6 şampiyonlukla en başarılı kulüp konumuna yükseldiği gibi [38] 26 kişiden oluşan milli takıma 17 sporcu vermek suretiyle takımın belkemiğini de oluşturmaya başlamıştır [39]
Geçmişte kalan branşlar
Bisiklet ve Triatlon
1912 yılından itibaren faaliyet gösterilen bisiklet sporunda Fenerbahçeli sporcular ilk dönem birinciliklerini kazanırken 1912 ve 1913 Fenerbahçe Spor Bayramları ve 1914 Cuma Birliği Bayramlarında birinci olan Vecdi Çağatay ilk şampiyon olarak sivrildi [40]. 1924 ve 1928 Yaz Olimpiyatları'na katılan ilk Türk bisikletçileri Cavit Cav ve Galip Cav kardeşler oldular [41]. 1924'te ilk kezAnkara'da düzenlenen Türkiye Bisiklet Şampiyonası'nda Cavit Cav hem sürat hem de mukavemet şampiyonu olurken [42] bu başarısını 1932'ye dek sürdürdü. Galip-Cavit Cav kardeşler 10 Temmuz 1926'da başlayarak 50,5 saatte bitirdikleri İzmir-Bandırma etabıyla ilk uzun mesafe yarışını tamamlayan Türk sporcular oldular[43]. 1956 yılında İstanbul'dan başlayarak 3.500 kilometrelik Anadolu turunu tamamlayan Tayyar Güner[44] ve 1959 yılında Fenerbahçe'ye İstanbul şampiyonluğu kazandıran Sadık Yalım ise sarı-lacivertli formayla başarı kazanan son kayda değer bisikletçiler oldu[45]. 1990'lı yılların başında Triatlon branşında gösterilen faaliyet ise, bazı münferit başarılara sahne olmuşsa da, uzun ömürlü olmadı.
Kriket
İngilizlerin XX. yüzyılın başlarında Beykoz ve Moda'daki kriket faaliyetlerine Türk kulüpleri arasında ilgi gösteren yegâne kulüp Fenerbahçe oldu ve 1911 yılında sarı-lacivertli kulüpte bir takım kuruldu[46]. Sait Selahattin Cihanoğlu, Galip Kulaksızoğlu, Tevfik Taşçı, Fahri Ayad vb. gibi komple sporculardan kurulu takım, 1911-1914 yılları arasında İngiliz takımlarıyla mücadele ederken, 1914 yılında Birinci Dünya Savaşı'nın başlaması ve İngilizlerin Türkiye'yi terketmesiyle rakipsiz kaldı ve dağıldı [47].
Tenis
1914 yılında eski başkanlardan Sabri Toprak'ın çabalarıyla kurulan tenis takımı 1922 yılında ilk İstanbul, Türkiye ve Challenge Cup şampiyonluklarını İngilizleri de yenerek kazandı. 1923 yılında Türkiye'nin ilk kadın tenisçilerini kortlara çıkaran takım oldu[48]. 3 Fenerbahçeli tenisçi Suat Subay, Sedat Erkoğlu ve Vahram Şirinyan'dan oluşan milli takım 1930 Balkan Şampiyonası'ndaAtina'da Yunan, Bulgar ve Romen rakiplerini yenerek şampiyon oldu, 1931'de ise İstanbul'da üçüncülük kazandı [49]. 1937 yılına kadar tek ve çift erkeklerde Fenerbahçeli tenisçilerin elindeki Türkiye ve Challenge Cup şampiyonluğu, kulübün bu tarihte maddi sıkıntılardan ötürü faaliyetlerini futbol, atletizm ve kürekle kısıtlamasından dolayı, 1936 yılında kurulan Tenis Eskrim Dağcılık Spor Kulübü'ne geçti. 1942 yılında Fernerbahçe kortlarının yeniden spora açılmasıyla hareketlenen tenis şubesi son önemli faaliyetini 1949 yılında Suriye'nin konuk Cercle de la Jeunesse takımıyla yapılan maçlarla sergiledi; 1950 yılında ise Lübnan'a devet edildiyse de 1950'li yıllarla birlikte tarihe karıştı.
Güreş
1914 yılında faaliyet alanına alınan güreşte 1924 Yaz Olimpiyatlarında Türkiye'yi sporcu olarak temsil eden (aynı zamanda Güreş Federasyonu Başkanlarından) Seyfi Cenap Berksoy ve Dürrü Sade[50] ile Türkiye'deki ilk Grekoromen stil şampiyonu İlhami Polater (1922) klasik dönemin en önemli Fenerbahçeli sporcuları oldu[51]. 1959 yılında antrenör Mustafa Çakmak'ın nezaretinde yeniden faaliyete geçen Fenerbahçe güreş takımı greko-romende 1961 yılında ilk İstanbul şampiyonluğunu kazandı. 1966-68 yılları arasında üstüste 3 yıl İstanbul şampiyonu olan Fenerbahçe grekoromen takımının kaptanı Sırrı Acar 1967 ve 1968 yıllarında Avrupa, 1967 yılında ise Dünya şampiyonluğuna ulaştı [52] [53]. 1981 yılında tekrar kurularak 1987'ye dek faaliyet gösteren Fenerbahçe güreş takımı İstanbul ve Türkiye ikinciliklerine ulaştı [54].
Çim hokeyi
Kurucu yönetici Mustafa Elkatipzade'nin çabalarıyla 1914 yılında oluşturulan takım, 1915 yılında altı İstanbul takımı tarafından kurulan Hokey Birliğinin aynı yıl düzenlediği İstanbul Şampiyonası'nda birinci olarak başlangıcından itibaren gücünü gösterdi[55]. 1923 yılında Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı'nın da ele aldığı bu spor dalında 1915-1926 yılları arasında düzenlenen 8 İstanbul Ligi'nde Fenerbahçe 4 şampiyonluk alarak en çok birincilik kazanan kulüp oldu [56]. Sarı-lacivertli takımın 14 Nisan 1926 yılında İngilizlere karşı 3-1 galip geldiği maç Fenerbahçe çim hokeyi takımının rakipsizlikten dolayı son maçı olduğu gibi [57] 2000'li yıllara kadar Türkiye'de bu sporda görülen son müsabaka oldu.
Patinaj ve Patenli Hokey
Eski başkanlardan Hamit Hüsnü Kayacan'ın 1914 yılında Kuşdili'ne nakledilen kulüp lokalinin yanına 16x30 metrelik beton patinaj sahası yaptırmasıyla Türkler arasında ilk kez bu spor da tatbik edilmeye başlanmış, bu faaliyetler 1923 yılında kurulan patenli hokey takımının kurulmasına da temel teşkil etmiştir. 1923-24 sezonunda Galatasaray, Vefa ve Nişantaşı kulüplerinin mücadele ettiği İstanbul 2. Ligi'ne dahil olan Fenerbahçe, Nişantaşı'nı 6-4 yendikten sonra, Vefa'yı 7 Mart 1924 tarihinde 20-3 yendi ve bu sporda günümüze kadarki sayı rekorunu tesis etti [58]. Galatasaray'ın çekilmesi ve ligin yarım kalması, 1992 Yaz Olimpiyatları'nda gösteri sporu olarak kabul edilen [59] bu sporun Türkiye'de 1924 yılında tarihe karışmasına neden olduğu gibi, iki genç takım kurarak bu spora eğilmiş Fenerbahçe'yi de faaliyetlerini sonlandırmaya mecbur bıraktı [58].
Jimnastik
Eski başkanlardan Hamit Hüsnü Kayacan'ın 1914 yılında barfiks ve paralel bar satın alarak lokalin yanına kurmasıyla jimnastik faaliyetleri başladı. İlhami Polater, hava pilotu (daha sonraları Korgeneral) Asım Uçar, General Nuri Bey ve Albay Kadri Bey'in başı çektiği faaliyetlerde dönemin ünlü beden eğitim uzmanları Faik Üstünidman ve Mazhar Kazancıoğlu'nun da zaman zaman Fenerbahçeli gençlere ders vermesi faaliyetlerin verimini artırdı. Ancak bu spor 1924 yılından sonra ihmale uğradı ve tarihe karıştı [60].
İzcilik
1912 yılında kurulan Osmanlı Keşşaflar Cemiyeti'nin öncülüğünde başlayan izcilik faaliyetlerini Balkan Savaşı sonrasında canlandırmak isteyen Harbiye Nazırı Enver Paşa'nın da kulüplere başvurusu üzerine Fenerbahçe bu alana 1915 yılında eğilmiş ve Hükümetin gönderdiği gereçlerle Mustafa Elkatipzade'nin önderliğinde ilk izcilik ekibini kurmuştu. Milli Mücadele yıllarında gereçlere işgal kuvvetleri tarafından el konulması nedeniyle kamp ve gezi faaliyetleriyle yetinen şube 1923 yılında futbolcu Alaattin Baydar'in çabalarıyla yeniden teşkilatlandı. Düşman işgalinden yeni kurtulan Bursa ve İstanbul'da gösterilen ve en üst düzeyde takdir edilen faaliyetler 1932 yılında Fenerbahçe Müzesi'nin yangınında izcilik gereçlerinin tamamen kül olmasıyla ortadan kalktı [61].
Eskrim
1917 yılında faaliyet sahasına alınan bu olimpik sporda hava pilotu Asım Uçar ve Sait Bey epe, Sedat ve Feyzi Beyler flöre branşında temayüz ettiler. 1917 Devrimi'nden kaçarak İstanbul'a yerleşenBeyaz Ruslardan Albay Grodetski'nin antrenörlügündeki [62] sarı-lacivertli takım 20 Haziran 1920 tarihindeki Himaye-i Etfal Bayramı'nda ve 1921 yılında düzenlenen Fenerbahçe Bayramı'nda başarılı müsabakalar çıkardılarsa da Asım Uçar'ın Milli Mücadele'ye katılmak üzere İstanbul'dan ayrılmasıyla hayatiyetini kaybetti [63].
Fikir ve Sahne
Fenerbahçe'nin 1918 tüzüğünde yeralan Kulüp, Spor ve Terbiye-i Fikriye Şubelerine bölünmüştür. Her iki şubenin ayrı tüzükleri vardır hükmünü âmir 4. maddesi uyarınca 1919 yılının ilkbaharında dönemin başkanı (aynı zamanda piyes yazarı ve eski güreşçi) Refik Ahmet Nuri Sekizinci tarafından kurulan fikir ve sahne şubesi Milli Mücadele yıllarında konferanslar, tiyatro temsilleri ve Muhittin Sadak ve Münir Nurettin Selçuk'un faaliyetlerinin başını çektiği konserler vasıtasıyla halkı ve üyeleri bilinçlendirme çabası gütmüş, gazetelerin dahi 2 sayfa çıkabildiği dönemde 15 günde bir yayımlanan Fenerbahçe dergisiyle önemli bir boşluğu doldurmuştur. Şube, 16 Mart 1920 yılında İstanbul'un işgali sonrası İşgal Orduları Başkomutanlığının toplantı yasağı ilan etmesiyle faaliyetlerini sonlandırmak zorunda kalmıştır[64].
Beyzbol
Temmuz 1919'da ABD'li bir antrenörün gözetiminde başta Galip Kulaksızoğlu, Zeki Rıza Sporel, İsmet Uluğ, Alaattin Baydar ve Sabih Arca başta olmak üzere dönemin öndegelen Fenerbahçeli futbolcularından oluşan takımın faaliyetleri, başka Türk kulüpleri bu spora ilgi göstermeyince, ABD'li takımlarla yapılan müsabakalardan ibaret kaldı ve kısa süre içinde sona erdi [65].
Bilardo
Fenerbahçeli ve Beşiktaşlı sporcuların Cumhuriyetin ilk yıllarında ilgi gösterdikleri bu spor dalında 1924 yılında düzenlenen İstanbul Şampiyonası'nda sarı-lacivertli sporcu Binbaşı Fuat Bey 183 puanla şampiyon oldu [66]. Bir yıl sonra ise Beşiktaşlı Nafi Bey'in bu defa 187 vuruşla birinci geldiği [67] ve dönemin Başbakanı İsmet İnönü'nün de yakın ilgi gösterdiği bu sporun yıllar geçtikçe kahvehanelere mahsus bir faaliyete dönüşmesi kulüplerin erken dönemdeki alakalarını da söndürdü.
Motor Sporları
Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu'nun 1923 yılında kurulmasıyla başlayan otomobil yarışlarında Fenerbahçeli sürücüler Ziya Koşar (1927, Veliefendi) ve Atatürk'ün de izlediği yarışlarda Samiye Burhan Cahit Morkaya (1931, İstinye-Maslak) ilk şampiyonlukları almışlardır [68]. Morkaya, ilk kadın şampiyon olurken [69], 1932, 1936 ve 1937 yıllarındaki Castrol ve Turing Kulüp kupaları da adıgeçen Fenerbahçeli yarışçılarca kazanıldı ve kupalar Fenerbahçe Müzesi'ne bağışlandı [70]. İkinci Dünya Savaşı yıllarından 1970'lere kadar bu sporun ihmale uğramasıyla ilk kuşak Fenerbahçeli yarışçıların kazandığı başarılar da tarihte kaldı.
Halter
1925 yılında faaliyet sahasına alınan halterde sarı-lacivertli renklerin ilk şampiyonluğu 1940 ve 50'lerin ünlü tasvir ustası ve kürekçi Kenan Dinçman'ın 8 Ekim 1926 tarihinde kazandığı İstanbul hafif sıklet birinciliği olmuştur[71]. 1957'den sonra canlanan halter branşı, 1968'de gençlerde İstanbul şampiyonu ve Türkiye ikincisi olduktan sonra, 1969'da İstanbul şampiyonluğuna ulaştı [72]. 1976'ya kadar ferdi şampiyonluklar elde eden Fenerbahçe'nin kazandığı son takım başarısı 19 Mart 1972 tarihindeki İstanbul şampiyonluğu oldu [73]
Avcılık
İlk kez Galip Kulaksızoğlu ve Sait Selahattin Cihanoğlu'nun 1913 yılında başlattıkları çalışmalar 1925 yılında avcılık şubesinin kurulmasıyla daha örgütlü hale geldi. İstanbul'da özellikle Kayışdağı Ormanı, Katırlı ve Alemdağ ormanlarında yoğunlaşan faaliyetler[74], Cihanoğlu'nun Kenya, Tanzanya ve Güney Sudan bölgelerini kapsayan 1925-1926 yılındaki av partisiyle zirveye ulaşmıştır. Cihanoğlu aslan dahil avladığı toplam 22 av hayvanının başını tahnit ederek Fenerbahçe Müzesi'ne bağışlamıştır. 1930'larda en hareketli devrini yaşayan bu şube, kulüp faaliyetlerinin olimpik sporlara yoğunlaşmasıyla popülaritesini kaybetti ve Cihanoğlu'nun 1975 yılında ölümüyle tamamen tarihe karıştı [75].
Kule ve Tramplen Atlama
Gerek kule gerek tramplen atlama kategorilerinde Fenerbahçeli sporcular Fahri Ayad ve Kemal Bey bu branşta öncü sporcular olarak dikkat çekerken özellikle 1925 yılından sonra Mısırlı Şefik, (daha sonra Galatasaray'ı yıllarca temsil edecek olan) Mahir Canbakan ve (1945 yılında İstanbul Yüzme İhtisas Kulübü'nün kuracak olan) Suat Erler ilk şampiyonlar oldular[76]. Fenerbahçe 1930'larda Kiryako Şakir, 1940'larda Mustafa Keskin, 1950'den sonra da Muammer Çolpan ile bu sporda temsil edilirken her üç sporcu da İstanbul ve Türkiye şampiyonluklarını uzun süre ellerinden bırakmadılar. 1966 yılından 1971'e kadar milli takımda da yeralan [77] ve 25 Ağustos 1969'da Adana'da düzenlenen Türkiye Yüzme ve Atlama Şampiyonası'nda kule atlamadaki son şampiyonluğunu kazanan [78] Çolpan'ın da bu spora veda etmesiyle atlama branşı Fenerbahçe'de sona erdi.
Sutopu
1912 yılında Galip Kulaksızoğlu ve Said Salahaddin Cihanoğlu'nun kaptanlıklarındaki sutopu takımının Moda ve Kalamış kıyılarındaki ilk faaliyetleri rakipsizlik nedeniyle durduysa da, 1931 yılındaBüyükdere havuzunun açılmasıyla hareketlenen faaliyetlere Fenerbahçe 1932 yılında Rüştü Dağlaroğlu önderliğinde kurulan takımla tekrar dahil oldu[79]. Vakit Gazetesi ve Haliç turnuvalarını şampiyon kapatan takım 1932 İstanbul Ligi'ni üçüncü bitirdikten sonra, 1933 yılında Galatasaray'a rakip olduysa da [80] 29 Eylül 1933 tarihinde tartışmalı bir maçtan sonra rakibine uzatmada 3-2 yenilerek İstanbul ikincisi oldu. 1936'da dağıldıktan sonra, 1940'larda ve 1953'te tekrar kurulan takımların ömrü de kısa sürdü[81].
Su Kayağı
İlk kez 1922 yılında ABD'de tatbik edilen bu sporun Türkiye'deki öncüsü 1937 yılında Fenerbahçeli komple sporcu Galip Kulaksızoğlu ve yelkenciler Faruk Hızer ile Semih Arıcan oldular [82]. 25 Temmuz 1937 tarihinde Modaspor Denizcilik Bayramı'nda Faruk Hızer'in kazanarak Başbakan İsmet İnönü'nün elinden aldığı kupa 2011 yılında bile Fenerbahçe Müzesi'nde sergilenen en ilginç mükafatlardan biridir.
Hentbol
1942 yılında Haydarpaşa Lisesi ile yapılan ortak çalışma sonucunda oluşturulan hentbol takımı aynı yıl başlayan İstanbul Hentbol Ligi'ne katıldı ve 1943-44 ile 1944-45 sezonlarında İstanbul şampiyonu oldu [83]. Salonların yetersiz kalması nedeniyle açık sahada oynanan dönemin hentbolünde seyirci rekoru yaklaşık 12.000 kişi ile 8 Nisan 1945 tarihinde Fenerbahçe-Galatasaray futbol maçının öncesinde oynanan ve Fenerbahçe'nin 7-4 kazanarak şampiyonluğu garantilediği müsabakada kırılmıştır[84]. 1945 yılında ilk kez düzenlenen Türkiye Hentbol Şampiyonası'nda 1 Temmuz 1945 tarihinde finalde Harbokulu'na 7-5 yenilerek Türkiye ikincisi olan takım, 1945-46 yılında da İstanbul şampiyonu olduktan sonra aleyhindeki tertipleri protesto ederek 1946-47 sezonundan itibaren ligden çekildi[85].
Ragbi
İtalyan Milli Takımı'yla Fransa'ya karşı milli maçta da oynayan Reşat Ersü'nün öncülüğünde ve Haydarpaşa Lisesi ile işbirliği halinde Fenerbahçe'de 1945 yılında bir ragbi takımı oluşturuldu ve 12 Mayıs 1945 tarihinde Haydarpaşa Lisesi Spor Bayramı'nda lise takımını 8-7 yendi[86]. 18 Mayıs 1947'de Fenerbahçe Stadı'nda Fenerbahçe'nin Beşiktaş'ı 4-0 yendiği futbol maçından önce Fenerbahçe'nin ragbi takımını kurmuş Galatasaray'ı yaklaşık 18.000 seyircinin önünde 12-0 yenmesi sarı-kırmızılı kulübün takımı dağıtmasına neden oldu ve bu maç 2007 yılında Türkiye Ligi kurulana kadar son ragbi maçı olarak tarihe geçti [87].
Okçuluk
Okçuluk branşı 1966 yılında Fenerbahçe'de faaliyete geçti ve 1971'e dek geçen kısa süre içinde önemli başarılar kazandı. Uzun süre Türkiye rekorlarını elinde tutan Fenerbahçeli okçu Sadık Öğretir 19 Eylül 1966'da Fenerbahçe'ye İstanbul şampiyonluğu kazandırırken [88] 18 Ocak 1968 tarihinde Mersin'de düzenlenen Türkiye Okçuluk Şampiyonası'nda da Türkiye rekoru olan 1003 puanla birinci oldu [89]. Öğretir, 23-29 Temmuz 1967’de Hollanda'nın Amersfoort kentinde düzenlenen Dünya Okçuluk Şampiyonası’na katılan ulusal takımda da yeraldı.
Judo
Fenerbahçe Kulübü ilk kez 1967 yılında judoyu çalışma alanına aldı. 17 Mart 1968 tarihinde düzenlenen Fenerbahçe Spor Kulübü Kongresi'ne sunulan Yönetim Kurulu raporunda yeralan ümitvar ifadelere rağmen gençlere yönelik olarak sürdürülen faaliyetler beklenen ilgiyi görmedi ve 1971 yılında bu spora veda edildi [90].
Briç
Eski atlet ve basketbolcu Orhan Zeren'in atılımıyla 1984 yılında Fenerbahçe'de bir briç takımı kuruldu [90]. Takım Türkiye Briç Federasyonu'nun 14-15 Nisan 1984 tarihlerinde düzenlediği Müesseseler ve Kulüplerarası Türkiye Briç Şampiyonası'nda 44 kulüp ve müessese takımı arasında Seydişehirspor ve Türk Hava Yolları'nın ardından üçüncü oldu[91]. 1986 yılında İstanbul şampiyonu olan takım, Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası'na gitme hakkı kazansa da, takıma Fenerbahçe Spor Kulübü temsil hakkı vermediğinden Kupa'ya Fenerbahçe yerine Ankara şampiyonu Ankara Briç Kulübü katıldı[90]. 1999 yılında tekrar oluşturulan briç takımı 16-17 Ekim 1999 tarihlerinde Burdur'da düzenlenen Türkiye Şampiyonası'nda 44 takım arasında bir kez daha üçüncü oldu[92].
Atıcılık
1986 yılında başlyana atıcılık faaliyetleri kısa sürede önemli başarılara ulaşmasına rağmen bu sporun ömrü Fenerbahçe'de kısa oldu ve 1988 yılı itibarıyla faaliyetler sonlandı. Bu spor branşında Fenerbahçe'nin kazandığı en büyük başarı olan Trap-Skeet Müsabakaları Başbakanlık Kupası halihazırda Fenerbahçe Müzesi'nde sergilenmektedir.
Dağcılık
Fenerbahçe Spor Kulübü'nün 100. yıl kutlamaları kapsamındaki Fenerbahçe Dünya Zirvelerinde projesi bağlamında 2007 yılında Tunç Fındık ve Mustafa Kalaycı'dan mürettep bir dağcılık ekibi oluşturulmuştur. Ekip, proje kapsamında Ağrı Dağı, Arjantin'de bulunan Aconcagua Zirvesi, Tacikistan'daki Somoni Zirvesi, Fransa'daki Mont Blanc Zirvesi ve Tanzanya'daki Kilimanjaro Zirvesinetırmanarak Türk ve Fenerbahçe bayraklarını dalgalandırdıktan sonra [93], dünyanın en yüksek dağı Everest'in zirvesine 21 Mayıs 2007 tarihinde ulaşarak Türk ve Fenerbahçe bayraklarını diktiler [94].